Bir PDF Dosyasını Düzenlemek Neden Bir Word Belgesini Düzenlemek Kadar Kolay Değildir?

İnsanoğlu Mars'a otonom helikopter indirdi, ses hızını aşan uçaklar yaptı, yapay zekaya şiir yazdırdı ama 20 sayfalık bir PDF belgesindeki tek bir yazım hatasını düzeltirken hala soğuk terler döküyor. Bir kelimenin ortasına masum bir harf eklemeye kalktığınızda satır sağdaki resmin içine girer, alttaki tablo bir sonraki sayfaya uçar ve yazı tipi bir anda 1995 model daktilo fontuna dönüşür.

Word belgesinde tereyağından kıl çeker gibi yaptığımız bu işlem, konu PDF (Portable Document Format) olduğunda neden dijital bir işkenceye dönüşüyor? Çünkü biz PDF'i bir metin belgesi sanıyoruz. Oysa PDF, özünde "kelime" veya "paragraf" kavramlarından bihaber olan inatçı bir matbaa robotudur.

Word Bir Nehir Gibidir, PDF İse Çelik Çivilerle Çakılmış Bir Tablo

Bir Word belgesi açtığınızda yazılım metni akışkan bir nehir gibi tutar. Siz araya yeni bir cümle eklediğinizde kelimeler sağa kayar, satır dolunca alt satıra iner, sayfa dolunca yeni sayfa açılır. Çünkü dosya formatı hangi cümlenin hangi paragrafa ait olduğunu ve sayfa kenar boşluklarını bilir.

1990'ların başında Adobe'un PostScript yazıcı dilinden türettiği PDF ise tamamen farklı bir amaç için doğdu: "Bu belgeyi hangi bilgisayarda, hangi işletim sisteminde veya hangi yazıcıda açarsan aç, milimetrik olarak birebir aynı görünsün!" Bunu başarmak için PDF, paragraf yapısını çöpe atar ve sayfayı dev bir (X, Y) koordinat düzlemine dönüştürür.

PDF'in İçini Açtığınızda Karşınıza Çıkan Tuhaf Emirler

Ekranda düzgün bir paragraf olarak gördüğünüz şey, PDF dosyasının arka planında aslında şöyle emirlerden oluşur:

  • "Sayfanın sol alt köşesinden 72.4 birim sağa, 540.1 birim yukarı git ve oraya 'M' harfini çiz."
  • "Şimdi 6.2 birim daha sağa kay ve 'e' harfini çiz."
  • "X=120, Y=300 noktasına 2 piksel kalınlığında düz bir çizgi çek."

Yani PDF için ekrandaki bir tablo aslında "tablo" değildir. Sadece birbirini kesen birkaç siyah çizgi ve o çizgilerin ortasındaki boşluklara koordinatla bırakılmış harf kümeleridir. Hatta bazen iki kelimenin arasındaki boşluk bile gerçek bir "Boşluk (Space)" karakteri değildir. PDF sadece bir sonraki kelimenin X koordinatını biraz daha uzağa yazmıştır!

Peki PDF Düzenleyiciler Bunu Nasıl Yapmaya Çalışıyor?

Siz bir PDF düzenleme programıyla metne tıkladığınızda, yazılım arka planda çılgınca bir dedektiflik yapar. Birbirine yakın duran harflerin Y koordinatlarına bakıp "Bunlar aynı hizada, demek ki aynı satırdalar" diye tahmin yürütür. Alt alta duran satırların arasındaki mesafeyi ölçüp "Galiba burası bir paragraf" diyerek sahte bir metin kutusu uydurur.

Ancak işin içine bir de Alt Küme Fontlar (Font Subsetting) girince işler iyice karışır. Dosya boyutu büyümesin diye PDF oluşturulurken kullanılan yazı tipinin tüm alfabesi dosyaya gömülmez. Sadece o belgede geçen harfler dosyaya koyulur. Eğer belgede hiç "Ğ" harfi geçmiyorsa ve siz düzenlerken "Ğ" yazmaya kalkarsanız, PDF o harfin nasıl çizileceğini bilmediği için panikler ve tüm satırı sistemdeki başka bir yazı tipine çevirir.

Özetle PDF'i düzenlemeye çalışmak, kurumuş bir yağlı boya tablodaki ağacın yerini iki santim sağa kaydırmaya çalışmak gibidir. O yüzden bir dahaki sefere bir PDF'te tek bir kelimeyi değiştirirken tablonuz sayfanın dışına uçarsa sinirlenmeyin. O sadece kendisine verilen koordinatları ölümüne savunan sadık bir yazıcı dilidir.

Yorumlar